TÜRK VE İSVİÇRE BORÇLAR KANUNLARINDA ZAMANAŞIMI VE TAKASLA İLGİLİ İKİ HÜKMÜN ELEŞTİRİSİ

 

ANAHTAR KELİMELER :zamanaşımı,takas,davanın zamanaşımı,alacağın zamanaşımı,borcun sona ermesi,dava hakkının sona ermesi )

 

I-Türk borçlar kanununun 146.maddesinde,( KANUNDA AKSİNE HÜKÜM OLMADIKÇA,HER ALACAK ON YILLIK ZAMANAŞIMINA TABİDİR.)hükmü yer almaktadır.Buna mukabil,aynı hükmün karşılığı olan İsviçre borçlar kanununun 127.maddesinde,( FEDERAL MEDENİ KANUNDA AKSİ BELİRTİLMİŞ OLMADIKÇA,HER DAVA ON YILDA ZAMANAŞIMINA UĞRAR.) hükmü yer alır.İlk bakışta,her iki hükmün aynı anlamı taşıdığı düşünülse bile,aslında iki hüküm arasında ciddi bir fark vardır.Türk borçlar kanunun ALACAĞIN ZAMANAŞIMINA UĞRADIĞINI beyan ederken,İsviçre borçlar kanunu DAVALARIN ZAMAN AŞIMINA UĞRADIĞINI beyan etmektedir.Terminoloji açısından doğru olan İsviçre borçlar kanunu hükmüdür.Çünkü ,BİR ALACAK ZAMANAŞIMI İLE ORTADAN KALKMAZ.Zaman aşımı ile ortadan kalkan DAVA HAKKIDIR.Alacak,zaman aşımına rağmen mevcudiyetini muhafaza eder.Lakin,MEDENİ ALACAK,TABİİ ALACAĞA DÖNÜŞÜR.Tabii alacağı,zamanaşımına rağmen,alacaklıya ödeyen borçlu,faraza,SEBEBSİZ İKTİSAP HÜKÜMLERİNE DAYANARAK,ÖDEDİĞİNİ GERİ İSTEYEMEZ.

-Kaldı ki,bir alacağın zamanaşımı nedeniyle tahsilinin önlenebilmesi için,borçlunun,aleyhine açılan bir davada,borcun zamanaşımına uğramış olduğunu dermeyan etmesi gerekir.Çünkü Türk borçlar kanununun 161.maddesi mucibince,Hakim,alacağın zaman aşımına uğradığını RESEN NAZARA ALAMAZ.Diğer taraftan,usul yasasına göre,ZAMANAŞIMI DEF’İ ,EN GEÇ ESASA CEVAP SÜRESİ İÇİNDE DERMEYAN EDİLMELİDİR.Aksi,halde zamanaşımı def’İ bu sürenin sonunda nazara alınamaz.Meğer ki,borçlu SAVUNMASINI GENİŞLETMİŞ  VE ALACAKLI SAVUNMANIN GENİŞLETİLMESİNE MUVAFAKAT ETMEDİĞİNİ İLERİ SÜRMÜŞ OLMASIN VEYA BORÇLU TAHKİKAT SONA ERMEDEN,USULÜNE UYGUN ISLAH YOLUNA BAŞVURMAMIŞ OLSUN.

-Konuya biraz daha açıklık getirebilmek için,TÜRK ve İSVİÇRA doktrinine kısa bir göz atalım.

( ZAMANAŞIMI,ALACAK HAKKININ,BELLİ BİR SÜRE KULLANILMAMASI YÜZÜNDEN,DAVA EDİLEBİLME NİTELİĞİNDEN YOKSUN KALABİLMESİNİ İFADE EDER.BU TARİFTEN DE ANLAŞILACAĞI GİBİ,ZAMANAŞIMI ALACAK HAKKINA SON VERMEMEKTE,SADECE ONU EKSİK BİR BORÇ HALİNE GETİRMEKTEDİR.)(Tekinay borçlar hukuku,genel hükümler,Tekinay,Akman,Burcuoğlu,Altop,İstanbul 1993,7.bası.sh,1030)

-(…ASLINDA ZAMANAŞIMI,BORCU GERÇEK ANLAMDA SONA ERDİREN BİR SEBEB DEĞİLDİR.BURADA,KANUN KOYUCU,ZAMANA,ALACAK HAKKINI ZAYIFLATAN BİR ETKİ TANIMIŞTIR.ZAMANAŞIMI,BORCUN NISBİ  BİR SONA ERME SEBEBİDİR.BELİRLİ BİR ZAMANIN GEÇMESİ,BORCU DOĞRUDAN,DOĞRUYA SONA ERDİRMEZ.ANCAK,ALACAKLININ ELİNDEN,BORÇLU İSTEMEDİĞİ TAKDİRDE,ALACAĞI DAVA YOLUYLA TAKİP VE TAHSİL ETME İMKANINI ALIR…)(Prof.Dr.Fikret EREN,Borçlar hukuku genel hükümler,18.bası,ankara 2015.sh.1281)

-( ZAMANAŞIMI,DAVA HAKKINI MUHAFAZA EDEBİLMESİ İÇİN,ALACAKLIYA BAZI DAVRANIŞ BİÇİMLERİ YÜKLER.BU DAVRANIŞLARI GÖSTERMEMESİ,ONUN ALACAĞI ÜZERİNDE DERHAL VE DOĞRUDAN BİR ETKİ YAPMAZ.SADECE,ALACAĞA BAĞLANMIŞ DAVA HAKKI ÜZERİNDE TESİR İCRA EDER.)(Commentaire Romand,Code des obligations I,Deuxieme edition,pg.966)

-( Prensip itibariyle bir borç,sadece belli bir zamanın geçmiş olmasıyla sona ermez.O,özünde,ifa ile sona ermedikçe,sonsuza kadar gider.Mamafih,alacaklar zamanaşımına tabidirler.Bu,belli bir zamanın geçmiş olması sonucunda,borçluya,alacağa bağlı dava hakkını felce uğratmasını sağlayan bir müessese demektir.Binaenaleyh,zamanaşımı borcu sona erdiren bir şekil değil,sadece,borçluya borcu ödemekten kaçınmasını sağlayan bir DEF’İ HAKKIDIR.(Exception peremptoire)(Tercier,Pichonnaz,le droit des obligations,5 eke edition,pg.348)

-Görülüyor ki,gerek TÜRK ve gerekse İSVİÇRE doktrininde,naçizane görüşüm teyit bulmaktadır.

II_Şimdi ,bu açıklamadan sonra,gelelim .u yazımızın,asıl konusunun irdelenmesine;

-Türk borçlar kanununun 139/3.maddesine göre,(ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞ BİR ALACAĞIN TAKASI.ANCAK TAKAS EDİLEBİLECEĞİ ANDA,HENÜZ ZAMANAŞIMINA UĞRAMAMIŞ OLMASI KOŞULUYLA İLERİ SÜRÜLEBİLİR.)

İsviçre Borçlar kanununun 120/3.maddesi,birebir aynı hükmü taşımaktadır.

-Bilindiği gibi,Türk Borçlar kanunun 144/2.maddesine göre,( HAKSIZ OLARAK ALINMIŞ VEYA ALDATMA SONUCUNDA ALIKONULMUŞ EŞYANIN GERİ VERİLMESİNE VEYA BEDELİNE İLİŞKİN ALACAKLAR ALACAKLININ RIZASI İLE TAKAS EDİLEBİLİRKEN) ve keza,Türk borçlar kanununun 139/2.maddesine göre (İHTİLAFLI ALACAKLAR BİLE TAKAS EDİLEBİLİRKEN ) zamanaşımına uğramış bir alacağın,TAKASA KONU TEŞKİL ETMEYECEĞİNİ HÜKÜM ALKINA ALMAK,KANIMCA HER İKİ YASANIN SİSTEMİ VE ZAMANAŞIMINA KAVRAMINA ATFETTİĞİ ANLAMA AYKIRI DÜŞMEKTEDİR.Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi,zamanaşımı borcu doğrudan sona erdiren bir sebeb değildir.Hatta,dava sırasında,DEF’AN DERMEYAN EDİLMEDİKÇE,DAVA HAKKINI DA ORTADAN KALDIRAN BİR SEBEB DEĞİLDİR.Zamanaşımı kavramının,borcun dava ile tahsil edilebilirliğini engelleyebilmesi,bu hakkın borçlu tarafından,dava sırasında ve belli bir süre zarfında dermeyan edilmesine vabestedir.Yoksa,Hakim bunu RESEN NAZARA ALAMAZ.

-Hal böyle iken,gerek Türk Borçlar yasasının 139/3.maddesi ve gerekse İsviçre Borçlar yasasının 120/3.maddesi,zamanaşımı kavramının bu niteliğini yok farzetmekte ve BU MÜESSESENİN,TAKAS SÖZ KONUSU OLDUKTA,HAKİM TARAFINDAN RESEN NAZARA ALINABİLME İMKANINI GETİRMEKTEDİRLER.Böyle bir durum ise,gerek Türk borçlar yasasının zamanaşımına atfettiği nitelikle çelişki arzetmektedir.Kanımca her iki yasada,bu açıdan bir değişiklik yapılması gerekli görülmektedir.Örneğin,gerek Türk Borçlar kanununun 139.maddesi ve gerekse İsviçre Borçlar kanununun 120/3.maddesi şöyle kaleme alınabilir.( ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞ BİR ALACAK,TAKAS DERMEYANI SIRASINDA,BORÇLUNUN ZAMANAŞIMI DEF’İ İLE KARŞILAŞMADIKÇA,TAKASA KONU TEŞKİL EDEBİLİR.)

 

SONUÇ                     :Yukarıda açıkladığımız gibi

                                   1-Türk Borçlar yasasının 146.maddesi metni,İsviçre Borçlar yasasının 127.maddesinin lafzı aynen kullanılmak suretiyle değiştirilerek,kanımca mevcut bir terminolojik hatadan arındırılabilir.

                                   2-Türk Borçlar yasasının 139/3.maddesi İsviçre Borçlan yasasının 120/3.maddesi,yukarığda açıkladığım veya benzeri bir modifikasyonla,HER İKİ YASANIN ZAMANAŞIMI KAVRAMINA ATFETTİĞİ ANLAMLA UYUMLU HALE GETİRİLEBİLİR KANISINDAYIM.

Av.Ünal SOMUNCUOĞLU

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş