MUHTEREM İSTİNAF MAHKEMESİNE SUNULMAK ÜZERE

İSTANBUL ASLİYE 13.TİCARET MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞINA

 

DOSYA NO: 2014/1272 ESAS, 2019/781 KARAR

 

KONUSU                           : İstinaf başvurumuza ek beyanlarımızla, davalının

İstinaf dilekçesine cevaplarımızdır.

 

 

 

A) EK BEYANLARIMIZDIR:

  1. Bidayet mahkemesine muhtelif dilekçeler sunarak, davalının ISLAH TALEBİNİN nazara alınamayacağını, zira davalının esasa cevap dilekçesinde her iki davacı için TEK SATICILIK SÖZLEŞMESİNİN varlığına itiraz etmediğini ayrıca YALAN SÖYLEYEREK MÜVEKKİLLERİMİN ARACILIĞI DIŞINDA IRAK'a HİÇBİR İHRACAT YAPMADIĞINI ve ZAMANAŞIMI DEFİNDE DE BULUNMADIĞINI belirterek ve ilgili yargısal içtihatları da sunarak ISLAHIN KABULÜ YOLUNDAKİ KARARIN KALDIRILMASINI VE EN AZINDAN ISLAHIN KABULÜNE KARAR VERİLECEKSE BUNUN İÇİN ISLAH TALEBİNDE BULUNAN DAVALININ HEM İSLAH MASRAFLARINI VE HEM DE ISLAH NEDENİYLE DAVACININ UĞRAMASI MUHTEMEL ZARARININ MİKTARI KADAR BİR MEBLAĞI TEMİNAT OLARAK YATIRMASI GEREKTİĞİNİ, ŞAYET BU TEMİNAT YATIRILMAZSA, ISLAH KARARININ UYGULAMA ALANI BULAMAYACAĞINI BELİRTMİŞTİK. Bidayet mahkemesi dört adet itiraz dilekçemizi yok farzetti ve bu hususta aylar sonra KARAR CELSESİNDE İTİRAZIMIZIN REDDİNE KARAR VERDİ.

-          Evvelemirde, yargılamanın devam ettiği altı yıl boyunca hiçbir ıslah talebinde bulunmayan davalının, altı yıl sonra, bir üst akılın kışkırtmasıyla bu talepte bulunması İYİ NİYET KURALLARI İLE BAĞDAŞAMAZ.

-          Saniyen ISLAH, USULİ MUAMELELERİN TAMAMEN VEYA KISMEN DÜZELTİLMESİ AMACIYLA YAPILABİLİR. YOKSA, BİR YALANI ÖRT BAS ETMEK VE BU YALANDAN RÜCU EDİP, YALANINI BİR SAVUNMA ARACI OLARAK KULLANMAK İÇİN ISLAH YAPILAMAZ. Bu da İYİ NİYET KURALLARINA AYKIRIDIR.

-          Keza, muhal bir faraziye olarak ISLAH TALEBİ KABUL EDİLEBİLİR OLSA DAHİ, DAVALININ YEDİ BİN BEŞ YÜZ LİRA OLARAK ISLAH MASRAFI İÇİN YATIRDIĞI MEBLAĞ, MÜVEKKİLİMİN MUHTEMEL ZARARINI KARŞILAMAYA YETERLİ VE

 

 

GEREKLİ BİR MEBLAĞ OLMADIĞINDAN, YATIRILMAYAN TEMİNAT NEDENİYLE ISLAHIN UYGULAMA ALANINA GİRMESİ MÜMKÜN OLAMAZ.

-          Beri yandan, biz davalının savunmasını değiştirmeye başladığı anda, SAVUNMANIN GENİŞLETİLMESİ VEYA DEĞİŞTİRİLMESİNE MUVAFAKAT ETMEDİĞİMİZİ AÇIKLADIĞIMIZ CİHETLE, DAVALININ ARTIK, ESASA CEVAP DİLEKÇESİNİN KAPSAMI DIŞINDA KALAN TÜM İSTİNAF TALEPLERİNİN REDDİ GEREKİR. Binaenaleyh, bidayet mahkemesinin ıslaha ilişkin itirazımızın red kararının da bozulması gerekir.

B) DAVALININ İSTİNAF DİLEKÇESİNE KARŞI BEYANLARIMIZ:

  1. Davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerçek dışı safsatalara cevap vermeden evvel arz etmemiz gereken en önemli husus şudur. DAVALININ ESASA CEVAP DİLEKÇESİNDEKİ BEYANLARI DIŞINDA KALAN VE SAVUNMANIN GENİŞLETİLMESİ VE DEĞİŞTİRİLMESİ YASAĞINA AYKIRI BULUNAN VE TARAFIMIZCA BU YÖNDE DE İTİRAZ GÖREN TÜM SAVUNMALARININ NAZARA ALINMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR. DAVALININ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE İLERİ SÜRDÜĞÜ TÜM BEYANLARI ESASA CEVAP DİLEKÇELERİNDEKİ BEYANLARININ KAPSAMI DIŞINDA KALDIĞINDAN, BU BEYANLARIN NAZARA ALINMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. Daha önce de arz ettiğimiz gibi, DAVALI YALANCIDIR, KÖTÜ NİYETLİDİR VE BU GERÇEK YARGILAMA SIRASINDA TARAFIMIZCA NET BİR BİÇİMDE İSBAT EDİLMİŞTİR. HİÇKİMSE KÖTÜ NİYETİNİN BELİRTİSİ OLAN HUSUSLARI BİR SAVUNMA OLARAK DERMEYAN EDEMEZ VE BUNDAN BİR HUKUKİ YARAR SAĞLAYAMAZ. MEDENİ KANUNUN 2.ve 3.MADDELERİ BU REZİLLİĞİ ÖNLEMEK İÇİN VAZEDİLMİŞTİR.
  2. Ben şahsen davalının yerinde olsa idim, utanmazca bir yalan söyledikten sonra, bırakınız bunu tevil edip, yargı mercilerini kandırmaya çalışmayı, insan içine çıkmak cesaretini bile bulamazdım. Demek ki yüzsüzlük böyle bir şey.
  3. Davalının safsatalarının hiçbiri gerçeği ifade etmediği cihetle, benim bu beyanlara karşı bir beyanda bulunmam da gereksizdir. Ne var ki, asla bu savunmaların geçerli bir savunma olduğu yönünde bir kabulü tazammun etmemek kaydı ile, davalının seciyesini ortaya koymak için bir kısmına, sırf MUHTEREM İSTİNAF MAHKEMESİNE BU DURUMU KANITLAMAK İÇİN BEYANDA BULUNACAĞIM.
  1. Davalının, taraflar arasında TEK SATICILIK ANLAŞMASI bulunmadığı yolundaki beyanı, savunmanın değiştirilmesi yasağına aykırı bulunmanın yanı sıra, hukuksal gerçeklere de aykırı bir zavallı beyandır.

 

 

 

 

Gerek bidayet mahkemesi kararı ve gerekse mahkemeye sunduğumuz, Prof. Dr. Mehmet Helvacı imzalı İSTANBUL HUKUK FAKÜLTESİ DEKANLIĞININ UZMAN GÖRÜŞÜ bu hususta yeterli cevabı vermektedir. Binaenaleyh, bizim Muhterem İSTİNAF MAHKEMESİNİ UZUN DİLEKÇELERLE YORMAMIZA GEREK BULUNMAMAKTADIR. Güneş balçıkla sıvanamayacağı gibi, ahlaksızlıkta prim kazanacak bir davranış değildir.

  1. Davalının SÖZLEŞMEYİ İHLAL ETMEDİĞİ YÖNÜNDEKİ SAVUNMASI İSE TAM BİR YÜZSÜZLÜKTÜR. Esasa cevap dilekçesinde açık ve seçik olarak "BİZ DAVACILARIN ARACILIĞI DIŞINDA HİÇBİR SURETLE IRAK'a İHRACAT YAPMADIK” DİYEBİLEN DAVALININ BU YALANI ORTAYA ÇIKTIKTAN SONRA GAYET PİŞKİN BİR ŞEKİLDE BAŞKA SAFSATALAR İLERİ SÜRMESİNİN NASIL BİR KÖTÜ NİYETİN İFADESİ OLDUĞU, MUHTEREM İSTİNAF MAHKEMESİNİN TAKDİRLERİNDEDİR.
  2. Davacılardan Uluçınar'ın davacı sıfatını taşımadığı ve onunla hiçbir ilişki kurulmadığı yolundaki iddia ise, tam bir cehalet ve kötü niyet örneğidir. Bilindiği gibi, TEK SATICILIK SÖZLEŞMELERİ ŞEKLE BAĞLI SÖZLEŞMELER DEĞİLDİR. Davalı, IRAK'a özgü bazı nedenlerle ihalelerde itiraza uğramamamız için, ULUÇINAR'a da yetki belgeleri vermiş ve Uluçınar da DAVALININ VERDİĞİ YETKİ BELGELERİ İLE İHALELERE KATILIP, KAZANMIŞTIR. Ne var ki, istinaf dilekçemizde de arz ettiğimiz veçhile, bu müvekkilim sadece CEZAİ ŞARTTAN YARARLANAMAZ, DİĞER TÜM HAKLAR ONUN İÇİN DE MEVCUTTUR.
  1. Davalının DENKLEŞTİRME TAZMİNATI ve CEZAİ ŞARTA ilişkin beyanları da bir acz ve bilgisizlik belgesidir. Bu konuda, gereksiz laf kalabalığından kaçınmak için, İSTANBUL HUKUK FAKÜLTESİ UZMAN GÖRÜŞÜNDEKİ BEYANLARA AYNEN KATILDIĞIMI ARZ EDER VE BU KONUDA BİDAYET MAHKEMESİNE SUNDUĞUM DİLEKÇELERİMDEKİ BEYANLARA DA AYNEN REFERE EDERİM.
  2. Davalının tek satıcılık sözleşmesini ihlal etmesi ve kötü niyetli davranışlar sergilemesinin sonucu OLARAK, DAVALININ TÜM KAZANCININ MÜVEKKİLLERİME İNTİKAL ETTİRİLMESİ GEREKECEĞİ İZAHTAN VARESTEDİR. BUNUN HUKUKİ GEREKÇELERİNİ DAHA ÖNCEKİ DOSYADA MEVCUT DİLEKÇELERİMDE DİLE GETİRMİŞTİM. İmdi, bu konuda yayınlanmış bir makalemin yer aldığı saygın bir hukuk dergisini de dilekçem ekinde sunuyorum. Bu maruzatımın da değerlendirilmeye alınmasını arz ve istirham ediyorum. (Dosyada bulunan dilekçemin tarihi 10.04.2015 tir).

 

 

 

 

 

 

SONUÇ           : Maruz nedenlere binaen, davalının tüm beyanlarının reddi ile, bidayet mahkemesi kararının talebimiz doğrultusunda bozulmasına ve gerekli doğru kararın ittihaz buyurulmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve istirham ederim.12.11.2019

 

Davacılar vekili

Av. Ünal SOMUNCUOĞLU

 

 

 

 

 

EKİ                       : Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi HUKUK KÖPRÜSÜ adlı

derginin 319-323 sayfalarında yer alan makalemi ihtiva eden aralık 2015 ve nr.9,sy.9 nüshası). Gerek bu dergide ve gerekse bidayet mahkemesinin işbu dosyasına sunduğum bu yazıda, bidayet mahkemesinin bu dilekçemi okuması ve TTK.nun 55.maddesi değil, TTK.nun 54.maddesini kasdetmiş olduğumu da görmüş olması gerekirdi. Demek ki dosya yeterince özenle incelenmemiş ve karar bu açıdan çok afaki olarak verilmiş.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş