MONTREUX ANLAŞMASI VE ABD’ NİN SAVAŞ GEMİLERİNİN BOĞAZLARDAN GEÇİŞ HAKKI

 

Amerika, son zamanlarda Karadeniz’e savaş gemilerini geçirme hususunda bazı taleplerde bulunmakta ve daha da açık ifade etmek gerekirse, ana muhalefet partisinin bazı mensuplarını, büyükelçiliklerine çağırarak, bu sözleşmenin kendi lehlerine nasıl delinebileceğinin bilgilerini almak istemektedir. İsimleri gazetelerde yayınlanan bu şahıslar da, böyle bir bilgiyi verdiklerini açıkça kabul etmektedirler. Lakin bu şahısların, tam olarak amerika’ya ne gibi bir bilgi verdikleri belli değildir. Ne var ki, bu eşhas ne gibi bir bilgi vermiş olurlarsa olsunlar, sözleşmesel gerçeklerin neler olduğu açık ve tartışmasızdır. Aklımızın erdiği kadar ve kısaca bu gerçekleri ortaya koymaya çalışalım.

- Her şeyden evvel bilinmelidir ki, sözleşmenin BAŞLANGIÇ kısmında da belirtildiği üzere BU SÖZLEŞME, EN BAŞTA TÜRKİYE’nin ki olmak kaydı ile, KARADENİZ DE KIYIDAŞ OLAN ÜLKELERİN GÜVENLİĞİNİ KORUYACAK BİÇİMDE KALEME ALINMIŞTIR. SÖZLEŞMENİN ANA RUHU BU İLKEDİR.

- Bu sözleşme kapsamında ülkeler, yukarıda da açıklandığı gibi, KARADENİZE KIYISI OLAN ÜLKELER ve KARADENİZE KIYISI OLMAYAN ÜLKELER ŞEKLİNDE İKİ KATEGORİYE AYRILMIŞTIR. Şüphesiz, bu sözleşmede öncelikli hak sahibi ve korunmaya değer ülkeler, BAŞTA TÜRKİYE OLMAK ÜZERE, KARADENİZE KIYISI OLAN DİĞER ÜLKELERDİR. Unutulmaması gereken husus şudur ki, bu sözleşmede BAŞ AKTÖR TÜRKİYE’dir. Bu iddiamı teyid eden hükümleri aşağıda zikredeceğiz.

- Evvelemirde, SÖZLEŞMENİN KONUSU OLAN DENİZ VE KARA PARÇALARI TÜRKİYE’nin sınırları içerisindedir. Bu fiili durum, sözleşmenin hakiminin TÜRKİYE olduğunun ilk göstergesidir.

- Saniyen, sözleşmenin II.KISMI, SAVAŞ GEMİLERİ İLE İLGİLİ HUKUKİ REJİMİ BELİRLEMEKTEDİR. Sözleşmenin II sayılı ekinde bu gemilerin nitelik ve tonajlarının hesabı için yapılacak tanımlamalar yer almakta ve bu tanımlamaları uygulayacak olan TÜRKİYE’dir. Sözleşmenin 13.maddesine göre, SAVAŞ GEMİLERİNİNBOĞAZLARDAN GEÇMESİ İÇİN, BU GEMİNİN SAHİBİ ÜLKELERİN, TÜRK HÜKÜMETİNE DİPLOMASİ YOLUYLA BİR ÖN BİLDİRİMDE BULUNMASI GEREKLİDİR. Sözleşmenin 14.maddesine göre, kıyıdaş ve ya kıyıdaş olmayan tüm devletler, TOPLAM 15.000 TONU GEÇMEYECEKTİR. Keza, Karadeniz’e kıyıdaş olmayan ülkelerin barış zamanı KARADENİZ’de bulundurabilecekleri savaş gemilerinin toplam tonajı 30.000 tonu aşamayacaktır.

- Sözleşmenin 20.maddesine göre, SAVAŞ ZAMANINDA, TÜRKİYE SAVAŞAN İSE, SÖZLEŞMENİN 10-18.MADDELERİ HÜKÜMLERİ UYGULANAMAYACAKTIR. SAVAŞ GEMİLERİNİN GEÇİŞİ KONUSUNDA TÜRK HÜKÜMETİ DİLEDİĞİ GİBİ DAVRANABİLECEKTİR.

Yine sözleşmenin 21.maddesine göre, TÜRKİYE KENDİSİNİ YAKIN BİR SAVAŞ TEHLİKESİ TEHDİDİ KARŞISINDA SAYARSA, TÜRKİYE’nin, İŞBU SÖZLEŞMENİN 20.MADDESİ HÜKÜMLERİNİ UYGULAMAYA HAKKI OLACAKTIR. Yani, böyle bir tehdit altında bulunduğu hususunda TEK TARAFLI KARAR VERME YETKİSİNE SAHİP BULUNAN TÜRKİYE, yine TEK TARAFLI OLARAK, DİLEDİĞİ DEVLETİN, DİLEDİĞİ GEMİLERİNE GEÇİŞ İZNİ VERİP VERMEMEKTE TAMAMEN MUHTARDIR.

- İMDİ, BUGÜN TÜRKİYE’NİN BİR SAVAŞ İÇİNDE BULUNDUĞU VE SINIRLARINI TERÖRDEN KORUMAK MECBURİYETİNDE OLDUĞU DERKARDIR. Muhal  bir faraziye olarak, fiili bir savaşın söz konusu olmadığı düşünülse bile, özellikle Yunanistan’ın mütecaviz ve kışkırtıcı tutumu ve buna destek veren bazı batılı ülkelerle, silah ikmalı yapan amerikanın rezilane davranışı, TÜRKİYE’NİN CİDDİ BİR SAVAŞ TEHLİKESİ TEHDİDİ ALTINDA BULUNDUĞUNU TARTIŞMASIZ OLARAK ORTAYA KOYMAKTADIR. Bu durumda, SÖZLEŞMENİN 20.VE 21.MADDELERİ OTOMATİKMAN GÜNDEME GELMEKTE VE TÜRKİYE SÖZLEŞMEYİ UYGULAYIP UYGULAMAMAKTA VEYA DİLEDİĞİ ŞARTLARDA UYGULAMAKTA TAMAMEN ÖZGÜR BULUNMAKTADIR. Bu muhtariyet sadece ABD ‘ye karşı değil, UKRAYNA’ya karşı mütecaviz tutumu nedeniyle, aynı zamanda RUSYA’ya da karşıdır. Daha açık bir deyişle, TÜRKİYE BAŞTA BU ÜLKELER OLMAK ÜZERE, BOĞAZLAR GEÇİŞİNİ TÜM ÜLKELERE KAPATMA HAKKINA ŞU AN İÇİN SAHİP BULUNMAKTADIR.

- Amerika, evvela terör örgütlerine verdiği desteği derhal kesmek ve bugüne kadar teslim ettiği silahları bu terör örgütlerinden geri almak zorundadır. Ayrıca, FETÖ terör örgütünün başı ve hempalarını derhal TÜRKİYE’ye teslim etmek mecburiyetindedir. Keza, bugüne kadar uyguladığı tüm ekonomik yaptırım ve gizli mali operasyonlara son verip, Türkiye’nin ekonomik durumunu baltalamak gibi bir utanmazlıktan vazgeçmek ve sebebiyet verdiği zararları ödemek yükümlülüğü altındadır. Diğer taraftan RUSYA’da, tüm taahhütlerine uymak ve SURİYE ve LİBYA ‘da düşmanlarımıza destek vermekten kaçınmak zorundadır. Bütün bu mükellefiyetler yerine getirilmediği takdirde, TÜRKİYE’nin MONTREUX SÖZLEŞMESİNİN YUKARIDA AKTARDIĞIM HÜKÜMLERİNE DAYALI HAKLARINI KULLANMASINI HİÇBİR ŞEY ENGELLEYEMEZ. Kısacası, bugünkü hukuki durum muvacehesinde, özellikle Amerika, TÜRKİYE İZİN VERMEDİKÇE, boğazlardan amerikan bayraklı bir sandal bile geçiremez.

Ünal SOMUNCUOĞLU

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş