DOSYA NO-2019/1846

YÜKSEK YARGITAY’a sunulmak üzere

İstanbul bölge adliye mahkemesi 21.Hukuk dairesi Başkanlığına

TEMYİZ EDEN                    : Nur SÖZÜÖZ

VEKİLİ                                                  :Av.Ünal SOMUNCUOĞLU,Çamlık yolu.15015.sokak,

                                                               No: 1  Alaçatı-çeşme-İZMİR

DİĞER TARAF                    :1-TMSF 2-Müflis TYT BANK iflas idaresi

KONUSU                                            : İstanbul bölge idare mahkemesi 21.hukuk dairesinin

                                                                 2019/1846 esas,2020/29 karar nolu ve 11.06.2020

                                                                Tarihli kararı

 

TEMYİZ SEBEBLERİ                          :

A)           USUL YÖNÜNDEN

a)            KARAR GERKÇESİZDİR

b)           Her ne kadar karar metninde bir GEREKÇE BÖLÜMÜ var ise de,bu bölüm,yasaların aradığı nitelikte bir GEREKÇE BÖLÜMÜ var ise de,bu bölüm,yasaların emrettiği nitelikte bir gerekçe değildir.(……………GEREKÇE,TARAFLARIN YARGILAMA SIRASINDA TARAFLARIN İLERİ SÜRDÜKLERİ İDDİALARININ KURALLARA UYGUN BİR BİÇİMDE İNCELENİP,İNCELENMEDİĞİNİ BİLMELERİ BAKIMINDAN ÖNEM TAŞIR.GEREKÇE KAVRAMI İLE KASDEDİLEN,TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN TÜM İDDİA VE SAVUNMALARIN EN İNCE AYRINTISINA KADAR YANITLANMASI DEĞİLDİR.BUNUNLA BERABER,İLERİ SÜRÜLEN İDDİA VE SAVUNMALARA ŞEKLEN CEVAP VERİLMİŞ OLMASI DA GEREKÇENİN VARLIĞINI GÖSTERMEZ.ŞUHALDE GEREKÇENİN IOLMAZSA,OLMAZLARINI ŞÖYLE BELİRTMEK MÜMKÜN- GEREKÇE İDDİA VE SAVUNMALARDAKİ ANA TEZLERİ YANITLAMALIDIR.-GEREKÇE MANTIKLI VE TUTARLI OLMALIDIR.- GEREKÇE SOYUT KURALLAR İLE TEORİK DÜŞÜNCELERİ DEĞİL,SOMUT OLGULARI ESAS ALMALI,ANCAK BUNLARI İZAH EDERKEN,SOYUT KURALLAR İLE DÜŞÜNCELERDEN YAARLANMALI,YANİ HUKUK DİLİNE CEVRİLMELİDİR.-GEREKÇE AÇIK VE ANLAŞILIR BİR DİLLE YAZILMALIDIR……….) ( Anayasa mahkemesi bireysel başvuru numarası 2013/2418,karar tarihi 16.12.2015,TERAZİ DERGİSİ 2020 mayıs sayısı,sh.1074,M.Akif TUTUMLU makalesinden bir bölüm.)

-Gelelim temyiz konusu karara;

-Bizim iddialarımız,iflas masası açılmadan evvelki safhaları kapsar ve bu safhada yapılan işlemlerin kanuna aykırı olduğu açık ve seçik olarak dermeyan edilmiş iken,istinaf mahkemesi bu safhayı ve bu safha ile ilgili  savunmaları hiçbir şekilde cevaplayıp,aydınlığa kavuşturmadan,doğrudan İFLAS MASASI KURULDUKTAN SONRAKİ OLAYLAR HAKKINDA BİR TAKIM BEYANLARDA BULUNARAK TALİHSİZ KARARI VERMİŞTİR.Yani açıkçası,( BU İŞ BENDEN GİTSİN E YARGITAY NE KARAR VERİRSE,VERSİN ) düşüncesi ile hareket etmişlerdir.Biz,iflas masası kurulmadan evvel,yapılan işlemlerin hukuk dışı olduğunu beyan ederken,VEKALET HÜKÜMLERİNİ,KANUNA KARŞI HİLE KAVRAMINI,FİDUCİARY AGREEMENT KAVRAMININ HUKUKİ MAHİYETİNİ TAMAMEN BİLİMSEL VE GEREK YARGISAL VE GEREKSE BİLİMSEL İÇTİHATLARADAYALI OLARAK ARZETTİĞİMİZ HALDE,İSTİNAF MAHKEMESİ BU KAVRAMLARIN BİR TEKİNE BİLE TEMAS ETMEMİŞTİR.Sanki,tüm olay iflas masası açıldıktan sonra başlamış gibi,bu safhadan itibaren meseleyi ele alarak GEREKÇE ADINI VERDİĞİ BÖLÜMÜ KALAME ALMIŞTIR.Bu davranış ise,hem AVRUPA İNSAH HAKLARI BEYANNAMESİ,HEM ANAYASA ve HEM DE MEDİ USUL YASASI HÜKÜMLERİNE AYKIRILIK TEŞKİL ETMEKTEDİR.

 

c)            Mesele bundan da ibaret değildir.Dosyada mevcut belgeler arasında,icra hakimliğine verilen niteliksiz bir kişi tarafından kaleme alınan ve sadece bizim tarafımızdan değil,DAVACI TARAFINDAN DAHİ İTİRAZ EDİLEN bilirkişi raporuna (!) karşın,bizim sunduğumuzson derece nitelikli ve bilimsel bir UZMAN GÖRÜŞÜ sunulmuş iken,ne bidayet mahkemesi ve ne de istinaf mahkemesi,bu İKİ RAPOR ARASINDAKİ ÇELİŞKİYİ GİDERMEK BİR YANA,BU KİNCİ BELGENİN VARLIĞINDAN BİLE SÖZ ETMEMİŞLERDİR.OYSA,BİLİRKİŞİ RAPORLARININ ARASINDAKİ ÇELİŞKİNİN GİDERİLMEMESİ VE YETERSİZ GEREKÇE İLE KARAR VERİLMESİ ADİL YARGILAMA HAKKININ AÇIK BİR İHLALİNİ TEŞKİL EDER.( mezkur anayasa mahkemesi kararı,a.g.m.sh.1069 ) (…………Mahkemenin son alınan raporu yeterli görerek buna itibar etmesi,çelişkinin neden giderilmediği yönündeki taraf itirazını karşılamaz.yani somut gerekçe yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.BU HALİYLE OLUŞTURULAN HÜKÜM,SONUCUN İÇERİK OLARAK DOĞRU VEYA YANLIŞ OLMASI BİR YANA,TEMEL BİR HAKKIN İHLALİNİ BARINDIRDIĞI İÇİN HUKUKEN SAKATLANMIŞ OLMAKTADIR…….)( a.g.dergi  deki mezkur anayasa mahkemesi kararı,sh.1074 )

-              ( Netekim bir YARGITAY KARARINDA,bilirkişi raporu hakkında TARAF İTİRAZLARI KARŞILANMADAN HÜKÜM KURULMASININ,HUKUK DEVLETİ İLKESİNE AYKIRI DÜŞTÜĞÜ BELİRTİLMİŞTİR.( Yargıtay 15,hukuk dairesi,2018/343  E,2019/386 Karar sayılı ve 24.01.2019 TARİHLİ KARAR)

-              Görülüyor ki,hem YÜKSEK YARGITAY ve hem de ANYASA MAHKEMESİ,istinaf mahkemesinin somut gerekçesi (!) gibi gerekçeleri HUKUKUN İHLALİ OLARAK NİTELENDİRMEKTEDİR.Bu itibarla,söz konusu kararın evvcelemirde usul yönünden bozulmasını istirham etmekteyiz.

                    

B)           ESAS YÖNÜNDEN

 

a)            Dosyaya sunduğumuz en önemli delillerden bir tanesi,bir sahifesini işbu dilekçemize eklediğimiz ve bizzat davalılardan TMSF tarafından kaleme alınıp,bastırılan ve adına RAF TEMİZLİĞİ dedikleri belgedir.Bu belgenin orijnali bütünü il dava dosyasına sunulmuştur.Bu belgenin ilişikte sunulan sahifesinde ve TYT BANKIN FAALİYET İZNİNİN KALDIRILMASI NEDENLERİ başlıklı bölümde,davalılardan TMSF aynen şunları söylemektedir.(…..BANKACILIK MEVZUATINDAKİ SINIRLAMALAR NEDENİYLE TYT BANK HAKİM ORTAKLARI APEL ÇELİK,SBİT BİTER ÖZUSLU VE BÜLENT ENER’in ORTAĞI OLDUKLARI LAPİS GRUBUNA KULLANDIRILMASI GEREKEN KREDİLER,BİR TAKIM HİLE VE DESİSELER YAPILMAK SURETİYLE KULLANDIRILMIŞTIR.TYT BANK TARAFINAN VERİLEN MUHTELİF KREDİLER MUVAZAA YOLLARIYLA LAPİS GRUBU ŞİRKETLERİNE AKTARILMIŞ,TYT BANK YÖNETİMİNDE YER ALMAMAKLA BERABER LAPİS GRUBU ŞİRKETLERİNİN HAKİM ORTAKLARI VE YÖNETİCİLERİ OLAN KİŞİLER BU MUVAZALI İŞLEMLERDEN MENFAAT SAĞLAMIŞ VE TYT BANK ALACAKLILARINI ZARARA UĞRATARAK,TYT BANKIN KAYNAKLARI HAKSIZ,MUVAZAALI,KARIŞIK İŞLEMLERLE TİCARİ TEAMÜLLERE UYGUN OLMAYAN BİR ŞEKİLDE,BANKANIN HAKİM ORTAKLARINA AKTARILMIŞ VE BU YOLLÜ BANKANIN İÇİ BOŞALTILMIŞTIR……TYT BANK,AĞIRLIKLI OLARAK FİDUCİARY OLARAK ADLANDIRILAN BİR YÖNTEME BAŞVURARAK 3182 SAYILI KANUNUN 38.VE 41.MADDELERİNDE DÜZENLENEN GRUP FİRMALARINA VERİLEBİLECEK KREDİ SINIRLARINI AŞMIŞ,BANKA YÖNETİCİLERİNİN BU EYLEMLERİ 3182 SAYILI KANUNUN 52.MADDESİNE VE TEK DÜZEN MUHASEBE SİSTEMİNE AYKIRILIK OLUŞTURMUŞTUR……..)

b)           –Muhterem Yargıçlarım,bu tesbitleri yapan ve ilan eden BİZ DEĞİLİZ.Bizzat davalılardan TMSF bu tesbitleri yapıyor ve bu tesbit raporunu bir kitap halinde kamu oyuna sunuyor.Yani bu açık tesbitlerden de anlaşılacağı üzere,ortada gerçek bir işlem yok.Zahiren,yapılmış gibi gösterilen ve zahiren kanuna uygunmuş gibi sunulan bir takım sahtekarlıklar var ve bu sahtekarlıkları TMSFçok net bir biçimde ortaya koymaktadır.Yani,müvekkilim hiçbir vakit,hiçbir şekilde İSVİÇRE FİNANSBANK’la bir araya gelmediği gibi,tüm işlemleri yapılmış gibi gösteren de,sunduğumuz belgelerle de kanıtlandığı gibi,bizzat müflis bankanın kendi yetkili personeli.Yani,ortada ,YASAL GİBİ GÖSTERİLMEK İSTENEN BİR SAHTEKARLIK VAR VE BUNUN MİMARLARI BİZZAT MÜFLİS BANKA YETKİLİLERİ.Bunlar müvekkilime bir takım belgeleri imzalatırken,aslında ne İsviçre bankasına bir para göndermişler ve ne de o bankadan bir kredi almışlardır.Zaten iflas masası da,cevap dilekçesinde ,müflis banka il İsviçre bankasında bir kredi işlemi olmadığını ifade etmiştir.Bu durumda,ortaya net bir biçimde ortaya çıkan husus şudur ki,müflis banka KANUNA KARŞI HİLE YOLUYLA,BİR FİDUCİARY İŞLEMİ YAPILMIŞ GİBİ GÖSTEREREK,İSVİÇRE BANKASBINA HİÇBİR VAKİT GÖNDERMEDİĞİ PARALARI,DOĞRUDAN  HAKİM ORTAKLARIN AŞİRKETLERİNE AKTARMIŞ VE BU SURETLE,KANUNUN YASAKLADIĞI BİR HUSUSU,YASAL GİBİ GÖRÜNEN HİLELİ İŞLEMLE,AŞMAYI BAŞARMIŞTIR.Bu gerçek te,TMSF tarafından mükemmel bir biçimde tesbit ve dosyaya sunduğumuz belge ile ilan edilmiştir.Şimdi Muhterem Yargıçlarıma arzetmek isterim.BU BELGELER DOSYAYA SUNULDUĞU HALDE,BUNLARIN VARLIĞINDAN KARARIN GEREKÇE BÖLÜMÜNDE SÖZ EDİLMİŞ VE BU DELİLLER HİÇ TARTIŞILMIŞ MIDIR ? Bizim mahkemelere sunduğumuz bu deliller ve bu delillere dayalı savunmamızla ilgili tek bir kelime edilmiş midir ? TABİİ Kİ HAYIR ! PEKALA BU VURDUMDUYMAZLIĞIN ADI,KANUNLARI İHLAL VE KANUNLARIN VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERİN  HERKESE TANIDIĞI ADİL YARGILANMA HAKKININ ÇİĞNENMESİ DEĞİL MİDİR ?Biz şimdilik bu bölüme bir nokta koyuyor ve meselenin hukuki boyutlarını açıklamayı ilerideki bölümlere bırakarak,ikinci bir hak ihlalinden bahsetmek istiyoruz.

 

c)            Dosyaya ibraz ettiğimiz en önemli delillerden bir tanesi de,yine bir kopyasını bu dilekçemize ekli olarak tekraren tevdi ettiğimiz ve TYT BANK yetkilileri tarafından müvekkilime verilen belgedir.Bu belge,üzerinde de kayıtlı olduğu üzere,12.01.1994 tarihli Ref.int’l 94-043 sayılı belgedir.Müflis banka tarafından tanzim ve imza edilen bu belgede,banka yetkilileri aynen şu beyanda bulunlaktadırlar. (….SAYIN SÖZÜÖZ,12/01.1994 TARİHİNDE,BANKAMIZ MECİDİYEKÖY ŞUBESİNDE,İSVİÇRENİN CENEVRE KENTİNDE MUKİM FİNANSBANK SUİSSE’e AİT İNANÇLI İŞLEM SÖZLEŞMESİNİ İMZALADIĞINIZI VE TOPLAM 465.534.92 USD AMERİKAN DOLARININ YÜZDE DOKUZ FAİZLE İŞLEME ARACILIK ETTİĞİMİZİ VE VADE SONU 12.04.1994 TARİHİNDE YUKARIDA BELİRTİLEN ANA PARA İLE ORAN ÜZERİNDEN OLUŞACAK FAİZ TUTARINI GERİ ÖDEYECEĞİMİZİ TEYİD VE BEYAN EDERİZ.)

 

-Belge metninden açıkça anlaşılacağı üzere,MÜVEKKİL İLE,İSVİÇRE BANKASI ARASINDA HİÇBİR FİZİKİ VE HUKUKİ TEMAS OLMADIĞI VE TÜM İŞLEMLERİMÜFLİS BANKA YETKİLİLERİNCEYAPILDIĞI VE İSVİÇRE BANKASINA AİT OLDUĞU SÖYLENEN BELGELERİN DE MÜFLİS BANKA YETKİLİLERİ TARAFINDAN MÜVEKKİLİME İMZALATILDIĞI TARTIŞMASIZ OLARAK SABİTTİR.Bu belgeye göre,MÜFLİS BANKA İLE,MÜVEKKİL ARASINDAKİ İŞLEMİN,BİR İŞ GÖRME SÖZLEŞMESİ,DAHA AÇIK BİR DEYİŞYE BİR VEKALET SÖZLEŞMESİ OLDUĞU İZAHTAN VARESTEDİR.Gerek bu belge ve gerekse RAF TEMİZLİĞİ belgesi ile ilgili hukuksal değerlendirmemizi daha sonraki satırlarda arzetmek kaydı ile,yine Muhterem Yargıçlarıma sormak isterim.DAVANIN BEL KEMİĞİNİ TEŞKİL EDEN BU BELGE İLE İLGİLİ OLARAK,TIPKI RAF TEMİZLİĞİ BELGESİ GİBİ,İSTİNAF MAHKEMESİ KARARININ DELİLLER VE GEREKÇE BÖLÜMÜNDE TEK KELİME MEVCUT MUDUR ?İstinaf mahkemesi,bu son derece önemli deliller ve bu delillerle ilgili olarak arzettiimiz hukuki savunmalar hakkında TEK BİR LAF ETMİŞ,EN UFAK BİR TARTIŞMA YAPMIŞLAR MIDIR ? PEKALA YİNE  ÖZÜR DİLEYEREK AYNI TABİRİ KULLANACAĞIM,BU VURDUMDUYMAZLIĞIN ADI,DÜPEDÜZ ADİL YARGILANMA HAKKININ İHLALİ DEĞİL MİDİR ?

 

C)           YUKARIDAKİ VERİLERE GÖRE DAVANIN  HUKUKİ İZAHI

 

a)            Müflis bankanın,hiçbir gerçek işlem yapmadan,bir takım zahiri legal işlemlerle,fiduciary agreement aldatması ile,müvekkilimin ve daha nice kişilerin parasını,asla isviçreye göndermediği ve tüm paranın müflis banka hakim ortaklarının kendi şirketleine aktarıldığı sabittir.Bu işlemin adına,bilindiği gibi hukukta KANUNA KARŞI HİLE  denir.Kanun karşı hile,kanuni bir yasağı bir engeli aşmak için,yasal gibi gözüken bir başka işlemi devreye sokmak suretiyle,yasal olmayan bir sonuca ulaşmaktır.Yani,müflis banka,TMSF nin de tesbit ettiği gibi,HAKİM ORTAKLARA MEVDUATININ YÜZDE ONUNUN ÜZERİNDE BİR KREDİ VERMEYİ YASAKLADIĞI İÇİN,UYDURMA BİR FİDUCİARY İŞLEMİ İLE,BU PARA İSVİÇREDEN KENDİLERİNE GELMİŞ GİBİ GÖSTEREREK,ORTAKLARINA YÜZDE SEKSEN ÜZERİNDE KREDİ KULLANDIRMIŞTIR.BU SURETLE TÜRK BANKALAR KANUNUNUN BU HUSUSTA KOYDUĞU AZAMİ KREDİ HUDUDUNU,YASAL GİBİ GÖRÜNEN BİR İŞLEMLE AŞMIŞ VE YASAĞI DELEREK,KANUNA KARŞI HİLEYİ GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR.Netekim Yüksek Yargıtay 19.hukuk Dairesinin E.2000/2945,K.2000/4295 ve 01.06.2000 tarihli içtihadında da,DAVALI MÜFLİS BANKANIN UYGULADIĞI FİDUCİARY İŞLEMİ,DİSPONİBİLİTE VE FİZ YASAĞINI DELME GİBİ BANKANIN BİR TAKIM MÜKELLEFİYETLERİNİ ORTADAN KALDIRMAK VE MÜŞTERİYİ ALDATMAK GİBİ İLLEGAL AMAÇLARA ULAŞMAK İÇİN YAPTIĞINI VE UYGULANAN FİDUCİARY İŞLEMİN GEÇERSİZ OLDUĞUNU VE BANKANIN MÜŞTERİYE KARŞI SORUMLULUĞUNUN DEVAM ETTİĞİNİ HÜKÜM ALTINA ALMIŞTIR.Biz bu karardan da söz ettiğimiz halde,İSTİNAF MAHKEMESİ BU İÇTİHADI DA YOK FARZETMİŞTİR.

b)           Bu veriler muvacehesinde,KANUNA KARŞI HİLE kavramını,doktrinden alıntılar yaparak izah edelim

-(……..TARAFLAR KANUNUN GEÇERLİ SAYDIĞI HUKUKİ İŞLEMLERİ,KANUNAAYKIRI SONUÇLARA VARMAK AMACIYLA YAPTIKLARI TAKDİRDE,KANUNA KARŞI HİLEDEN BAHSEDİLİR.)( TEKİNAY BORÇLAR HUKUKU,genel hükümler,7.baskı,İstanbul 1993,sh.420 )

-( EMREDİCİ BİR HUKUK NORMUNUN YASAKLADIĞI BİR SÖZLEŞME VEYA EDİM,BAŞKA BİR KANUN HÜKMÜNDEN YARARLANILARAK DOLAYLI BİR ŞEKİLDE ELDE EDİLİYORSA,BUNA KANUNA KARŞI HİLE DENİR.) ( Prof.Dr.Fikret EREN,borçlar hukuku genel hükümler,18.baskı,ankara 2015,sh.323)Bu tarifleri somut olayımıza uygularsak şu sonuçlara varırız.

aa) Türkiye’de gerek yüksek faiz vermek ve gerekse,bir bankanın,hakim ortaklarına mevduatının yüzde onundan fazla kredi vermesi emredici bir hukuk normu ile yasaklanmıştır.(Bankalar kanunu hükümleri ).Lakin bu yasak işlemler,bir başka banka ve özellikle de yurt dışındaki bankalar aracılığıyla yapılmış gibi gösterilirse,bu emredici kuralın koyduğu yasak delinmiş olur.Çünkü yerel yasanın emredici kuralları,yabancı bankalar için geçerli değildir.Binaenaleyh,işlem,araya bir yabancı banka katılmış gibi gösterilerek ve bu bankaya da sus payı olarak bir miktar komisyon verilerek yasak delinmiş olur ve istenilen yasa dışı sonuç elde edilmiş olur.Görünüşte yapılan veişlemler hukuka uygun gibi gözükmektedir.Lakin varılan sonuç hukuka aykırıdır.

-Pekala bunun müeyyidesi nedir ?Burada Yargıcın bakması gereken husus şudur.Yasaklanan AMAÇ MIDIR ? Yoksa ARAÇ MIDIR ?Yani,yasaklanan,söz konusu zahiri sözleşmeler değil de,bu sözleşmelerle varılmak istenen yasa dışı sonuç ise,ortada kanuna karşı hile vardır.Bunun müeyyidesi ise,KANUNUN YASAKLADIĞI SONUÇLARA VARILMAK İÇİN AKDEDİLEN ARAÇ SÖZLEŞMELERİN BUTLANLA MALUL OLMASIDIR.Yani,zahiri FİDUCİARY AGREEMENT KESİN HÜKÜMSÜZLÜKLE MALULDUR.

-Hal böyle olunca,müflis banka ile müvekkil arasındaki ilişkiyi belirleyen ne vardır.Hiç şüphesiz,müflis banka yetkililerinin tanzim ettikleri ve ekte görülen 1994 tarihli belge.Bu belge ise,taraflar arasında bir vekalet sözleşmesi bulunduğunu kanıtlamaktadır.Bu sözlemeye göre,müflis banka,müvekkilin parasının nemalanması için gerekli işlemleri yapacak ve sözleymede belirlenen vade dolduğunda ise kararlaştırılmış faizle birlikte ana parayı müvekkile iade edecektir.(tipik vekalet  sözleşmesi)

-Taraflar arasındaki ilişkiyi bu şekilde belirledikten sonra,gelelim borçlar yasasının VEKALET HÜKÜMLERİNİN irdelenmesine;

-Türk Borçlar kanununun 502.maddesine göre,VEKALET SÖZLEŞMESİ,VEKİLİN,VEKALET VERENİN BİR İŞİNİ GÖRME VEYA İŞLEMİ YAPMAYI ÜSTLENDİĞİ SÖZLEŞMEDİR.VEKALETE  İLİŞKİN HÜKÜMLER,NİTELİKLERİNE UYGUN DÜŞTÜĞÜ ÖLÇÜDE,BU KANUNDA DÜZENLENMEMİŞ OLAN İŞ GÖRME SÖZLEŞMELERİNE DE UYGULANIR.)

- Aynı yasanın 508.maddesine göre,( VEKALET VERENİN İSTEMİ ÜZERİNE YÜRÜTTÜĞÜ İŞİN HESABINI VERMEK VE VEKALETLE İLİŞKİLİ OLARAK ALDIKLARINI VEKALET VERENE VERMEKLE YÜKÜMLÜDÜR VEKİL.KEZA VEKİL,VEKALET VERENE TESLİMİNDE GECİKTİĞİ PARANIN FAİZİNİ DE VERMEKLE YÜKÜMLÜDÜR.)

-Aynı yasanın 509.maddesine göre ( VEKİLİN KENDİ ADINA VE VEKALET VERENİN HESABINA GÖRDÜĞÜ İŞLERDEN DOĞAN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERDEKİ ALACAĞI,VEKALET VERENİN VEKİLE KARŞI BÜÜN BORÇLARINI İFA ETTİĞİ ANDA,KENDİLİĞİNDEN VEKALET VERENE GEÇER.VEKİLİN İFLASI HALİNDE VEKALET VEREN,BU ALACAĞIN KENDİSİNE GEÇMİŞ OLDUĞUNU İFLAS MASASINA KARŞI DA İLERİ SÜREBİLİR.VEKALET VEREN,VEKİLİN KENDİ ADINA VE VEKALET VERENİN HESABINA EDİNMİŞ OLDUĞU TAŞINIR EŞYANIN İFLAS MASASINDAN AYRILMASINI İSTEYEBİLİR.)

-Tüm bu hükümlerden çıkan sonuç şudur ki,VEKİL DURUMUNDAKİ MÜFLİS BANKA,MÜVEKKİLE AİT PARANIN MALİKİ DEĞİLDİR VE BU PARA HİÇBİR SURETLE VEKİLİN İFLAS MASASINA GİRMEZ.ÇÜNKÜ SÖZ KONUSU PARA VEKİLİN DEĞİL,MÜVEKKİLİN MÜLKİYETİNDEDİR.

-Gelelim İ.İ.K.nun 184.maddesine;

Anılan hükme göre,( …İFLAS AÇILDIĞI ZAMANDA HACZİ KABİL BÜTÜN MALLAR HANGİ YERDE BULUNURSA,BULUNSUN BİR MASA TEŞKİL EDER…..) Yani burada söz konusu olan müflise ait ve onun mülkiyetinde olan mallardır.Müflisin mülkiyetinde olmayan hiçbir mal veya para,iflas masasına dahil edilemez.BUNUN AKSİNE BİR DAVRANIŞ HEM İ.İ.K.NU HÜKÜMLERİNE VE HEM DE ANAYASANIN 35.MADDESİ HÜKMÜNE AYKIRIDIR.MÜLKİYET HAKKI ANAYASA İLE TEMİNAT ALTINA ALINMIŞ BİR HAK OLUP,BAZI HALLER MÜSTESNA,ASLA TECAVÜZ EDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN BİR HAKTIR.Kaldı ki,yukarıda da ifade ettiğimiz gibi,VEKİLİN İFLAS MASASINA GİREN MÜVEKKİLE AİT BİR MAL,HERZAMAN MÜVEKKİLE İADE EDİLMELİDİR.Mülkiyet hakkı,anayasal bir hak olduğu cihetle,amme intizamına taalluk eden bir haktır.Böyle bir hakkın ihlali,suç teşkil etmek bir yana,aynı zamanda,kesin hükümsüzlükle malul bir işlemdir.İstinaf mahkemesi maalesef,tüm bu arzettiğimiz hususları da yok farzetmiş ve ADİL YARGILANMA HAKKIMIZI BİR KERE DAHA İHLAL ETMİŞTİR.

-İstinaf mahkemesi temyiz konuş kararının GEREKÇE BÖLÜMDE demektedir ki,(……..MÜFLİS BANKANIN İFLAS ANINDAKİ MAL VARLĞININ İ.İ.K.NU HÜKÜMLERİ DORULTUSUNDA TASFİYEYE TABİ OLDUĞU,KALDI Kİ DAVACININ BİZZAT KENDİSİ TARAFINDAN ALACAĞININİFLAS MASASINA KAYDEDİLMESİ YÖNÜNDE TALEPTE BULUNDUĞU,H.M.K.MD.355 GEREĞİNCE KAMU DÜZENİNE AYKIRILIK TEŞKİL EDEN BİR NUSUSUN BULUNMAMASI NEDENİYLE,İSTİNAF SEBEBLERİ İLE SINIRLI OLARAK YAPILAN İNCELEME SONUCUNDA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ GEREKÇESİ,DOSYA KAPSAMI VE DELİL DURUMU DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE İSTİNAF KONUSU KARARDA USUL VE YASAYA AYKIRI BİR YÖN BULUNMADIĞI……

-Bu beyanlar,lütfen kusuruma bakılmasın bana şaka gibi gelmektedir.Evvelemirde,MÜFLİS BANKANIN İFLAS ANINDAKİ MAL VARLIĞININ İBİ.K.NU HÜKÜMLERİ DOĞRULTUSUNDA TASFİYEYE ABİ OLDUĞU ŞEKLİNDEKİ GEREKÇE,ZATEN BİZİM DE BEYAN ETTİĞİMZ BİR HUSUS.Yani,İ.İ.K.nun 184.maddesine göre,İFLAS MASASINA GİRMESİ GEREKEN MALLAR,BİZZAT MÜFLİSİN MAL VARLIĞINA DAHİL BULUNAN MALLARDIR.Biz de  başka bir şey söylemiyoruz ki.Ne var ki,TÜRK BORÇLAR YASASININ VEKALETE İLİŞKİN YUKARIDAKİ SATIRLARDA BELİRTTİĞİMİZ HÜKÜMLERİNE GÖRE,İFLAS MASASINA GİREN PARA,MÜFLİS BANKAYA DEĞİL,MÜVEKKİLİME AİTTİR.Bu husus yasanın emredici bir kuralıdır ve iflas idaresi bu emredici kuralı ihlal ederek,bu parayı iflas masasına dahil etmiştir.Yine yukarıda arzettiğimiz üzere,MÜLKİYET HAKKI ANAYASANIN 35.MADDESİ İLE KORUMA ALTINA ALINMIŞTIR VE İFLAS İDARESİ BU HÜKMÜ DE  İHLAL ETMİŞTİR.BUNUN ARTIK  DAHA ÖTESİ OLABİLİR Mİ ?

-Beri yandan,YASAKLAYICI NİTELİK TAŞIYAN BİR HUKUK NORMUNA AYKIRILIK KESİN  HÜKÜMSÜZLÜK SONUCUNU DOĞURUR.Bu sonucun doğması için,ya yasadabu fiilin KESİN HÜKÜMSÜZLÜK doğuracağı belirilmiş olmalı veya GEÇERSİZLİK OLGUSU,YASAKLAMA GETİREN HÜKMÜN ANLAM VE AMACINDAN TEREDDTSÜZ ÇIKARILMALIDIR.GEREK ANAYASAMIZIN 35.MADDESİ HÜKMÜ VE GEREKSE TÜRK BORÇLAR KANUNUN YUKARIDA ZİKRETTİĞİMİZ VEKALETE İLİŞKİN HÜKÜMLERİ,MÜLKİYET HAKKININ KORUNMASINIİSTİHDAF EDEN VE AMME İNTİZAMINA TAALLUK EDEN HÜKÜMLER OLDUKLARI CİHETLE,BU HÜKÜMLERE AYKIRI OLARAK YAPILAN İŞLEMLERİN GEÇERSİZ BULUNDUKLARI DERKARDIR

- (……..GENEL OLARAK TIPKI YOKLUKTA (Nullite ) OLDUĞU GİBİ,KESİN HÜKÜMSÜZLÜK DURUMU DA HERKES TARAFINDAN,HER ZAMAN İLERİ SÜRÜLEBİLİR.İŞLEMİ HÜKÜMSÜZ KILMAK İÇİN,DAVA AÇMAYAVEYA BEYANDA BULUNMAYA GEREK YOKTUR.İŞLEM KENDİLİĞİNDEN HÜKÜMSÜZDÜR.AÇILMIŞ HERHANGİBİR DAVADA,BİR HUKUKİ İŞLEMİN KESİN HÜKÜMSÜZ OLDUĞU ORTAYA ÇIKARSA,HİÇKİMSEBU HUSUSU İLERİ SÜRMEMİŞ OLSA DAHİ.HAKİM İŞLEMİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜ RESEN NAZARA ALMAK ZORUNDADIR.BİR SÜRENİN GEÇMİŞ OLMASI VEYA SAKAT UNSURUN DÜZELTİLMESİ İLE GEÇERSİZ HUKUKİ İŞLEME DA.(YANAN BORCUN İFA EDİLMİŞ OLMASI DA İŞLEMİ GEÇERLİ KILMAZ.BU HALDE İFA EDİLMİŞ BULUNAN EDİMİN İADESİ GEREKİR.) ( OĞUZMAN-BARLAS,MEDENİ HUKUK,İSTANBUL 2014 BASI,SH.214-215,PARAGRAF 752-753 )

- Görülüyor ki,iflas idaresinin müflis bankaya ait bulunmayan bir malı,bir parayı,iflas masasına dahil etmiş olmaları,KESİN HÜKÜMSÜZLÜKLE MALUL BİR İŞLEMDİR.Para sahibinin bu işleme rıza göstermiş olması dahi,İŞLEME SIHHAT KAZANDIRMAZ VE BU OLGUNUN YARGI MERCİLERİ TARAFINDAN RESEN NAZARA ALINMASI GEREKİR.BİR MALINİFLAS MASASINA DAHİL EDİLİP.EDİLEMEYECEĞİNİ TESBİT GÖREVİ HEM BİDAYET MAHKEMESİ VE HEM DE İSTİNAF MAHKEMESİNİN GÖREVİNDEDİR.Kaldı ki,bu hususun müvekkil tarafından ileri sürülmüş olması dahi gerekmez.Hatta,kesin hükümsüz bir işleme rıza göstermek dahi işlemi,geçerli kılamaz.Hal böyle iken,SAYIN İSİNAF MAHKEMESİNİN YUKARIDA ARZETTİĞİMİZ BEYANLARI HAYRETİ MUCİP BİR BEYANDIR.

-Meseleyi kabaca şu misallerle arzetmeye çalışalım.Adamın biri intihar etmek istiyor.Lakin buna cesaret edemiyor.Bir kiralık katille anlaşarak,onun kendisini öldürmesini istiyor.Kiralık katil,bu sözleşmeyi ifa ettikten sonra yakalandığında,” BEN MAKTULÜN İSTEĞİ İLE BU İŞİ YAPTIM.SUÇSUZUM.” diyebilir mi ?

Veya,bir haydut çetesi,bir adamı öldürmeye karar verip,öldürme şeklini adama sorsalar ve mesela “KIRK KATIR MI ? KIRK SATIR MI ?” seçeneğini sunsalar.Adam seçtiği yöntemle öldürüldüğünde,katiller diyebilirler mi ki,” EFENDİM,BU ŞEKİLDE ÖLDÜRÜLMEYİ KENDİSİ İSTEDİ,BİZİM NE KABAHATİMİZ VAR ? “ diyebilirler mi ?

İşte Muhterem Yargıçlarım,bu mesele de  buralardaki örnekler gibidir.İflas masası,müvekkilime ait parayı kanunlara aykırı bir biçimde iflas masasına dahil etmiş ve tamamen çaresiz kalan müvekkil de “ ŞU ANDA NE KURTARABİLİRSEM KARDIR “ diyerek,iflas masasının teklifini kabul etti ise,müvekkilin SERBEST İRADESİ İLE BÖYLE BİR TALEPTE BULUNDUĞUNU İDDİA ETMEK MÜMKÜN OLABİLİR Mİ ? BÖYLE BİR KABUL OLSA BİLE,KESİN HÜKÜMSÜZLÜKLE MALUL BİR İŞLEM SIHHAT KAZANABİLİR Mİ ? Sayın İstinaf mahkemesi 21.Daire ye göre,bu mümkün olabilir.BİZE GÖRE İSE,ASLA MÜMKÜN OLAMAZ.Çünkü bize göre,baştan savmalık değil,HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ÖNEMLİDİR VE TÜM HAYATIM BOYUNCA DA,BU DÜSTURDAN AYRILMADIM

-Muhterem Yargıçlarım,maruzatımı nihayetlendirmeden evvel HAZRETİ ÖMER (R.A.) ın halifeliği döneminde,ki KADILIK ONUN döneminde ihdas edilmiştir,tüm kadılara gönderdiği muhteşem bir emirname vardır.Bu emirnamedeki hükümler gerçekten şaşırtıcı bir biçimde,bugün hukukumuzda yer alan bazı prensiplerin bin dört yüz yıl evvel ifade edilmiş bir şeklidir.Bu emirnamenin bir hükmünde MUHTEŞEM HALİFE KADILARA ŞÖYLE TAVSİYEDE BULUNMAKTADIR.( HERKES SENİN KARŞINDA,MECLİSİNDE VE HUZURU ADALETİNDE EŞİT OLSUN.ZAYIFLAR ADALETTEN MEYUS OLMASINLAR.KUVVETLİ OLANLAR SENDEN TARAFGİRLİK BEKLEMESİNLER.)

-Alman yargı jargonunda şöyle bir söz vardır. ( ALMANYA ‘da HAKİMLER VAR.) Benim yaşım 86.Meslek hayatımda 60 yıla yaklaşan bir çalışma sürem var.Bunun 36 yılı Ticaret mahkemelerinde BİLİRKİŞİ olarak ta geçti.Ben şimdi hayatımın son demlerinde hançeremin tüm gücüyle haykırmak istiyorum.BENİM GÜZEL TÜRKİYEMDE DAHA DA İYİ HAKİMLER VAR. Size yalvarıyorum benim bu zevk ve gururdan kimse mahrum etmesin.

 

SONUÇ                : Maruz nedenlere binaen,ADİL YARGI HAKKIMIZIN İHLALİNİ TEŞKİL EDEN,BİDAYET VE İSTİNAF MAHKEMESİ KARARLARININ BOZULARAK,GEREKLİ DOĞRU KARARIN VERİLMESİNİ,HAKSIZ OLAN HİÇBİR TALEPTE TÜM MESLEK HAYATIM BOYUNCA ASLA BULUNMADIĞIMI BİLVEKALE,SAYGILARIMLA ARZ VE İSTİRHAM EDERİM.

 

Davacı Vekili

Av.Ünal SOMUNCUOĞLU

 

 

 

 

 

Ekleri : 1. TSMF’nin RAF TEMİZLİĞİ adını verdiği raporun 28. Sayfası

2. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin kararı

3. Müflis bankanın tanzim ettiği 1994 tarihli belge

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş