İLİM DE HANGİ İLİM?

Mustafa Kemal Paşa, EN HAKİKİ MÜRŞİD İLİMDİR demişti. Güzel de hangi ilim? Hangi seviyedeki ilim? Hangi hedefe ulaşmış ilim? Hangi amaca yönelik ilim?  Hangi vüs’atte ilim? Nereye varmak için başvurulan, elde edilmek istenen ilim? Hangi kaynaktan elde edilecek olan ilim? İşte bütün bu soruların cevabı verilmeden, yuvarlak laflar etmenin insana bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. Mustafa Kemal Paşanın ilimden ne anladığını bilemeyiz. Lakin, ihtimalleri göz önüne alırsak, onun kasdettiğ ilim, top, tüfek, pırpır uçaklar, telefon, telsiz ve nihayet radyonun ötesine geçmeyen bir çerçeve içindeki ilimdi denebilir. Jet uçakları, atom bombası, bilgisayar ve diğer icatlar, onun ne aklında ve ne de hayalinde olabilirdi. Matematik, fizik, kimya, biyoloji, jeoloji vesaire gibi bilim dallarındaki gelişmeler, onun hayal bile edemeyeceği bir icatlar serisi değil midir? Bugün, her bilim dalındaki en üst düzeydeki alim, yarınki icatları hayalinden geçirebilecek bir ilim düzeyine sahip olabilir mi? Pekala, dünkü insanın bugünü, bugünkü insanın yarını hayal bile edemeyecek bir seviyelere ulaşan ve gelişen ilim, hangi kaynaktan elde edilebilecektir? Sizce ARŞİMED, BANYO KÜVETİNİN İÇİNDE İKEN, HER CİSMİN AĞIRLIĞI KADAR SU KALDIRDIĞINI TESADÜFEN Mİ  KEŞFETTİ? NEWTON  EFENDİ, TRİNİTİY COLLEGE’in BAHÇESİNDEKİ ELMA AĞACININ ALTINDA OTURURKEN, KAFASINA DÜŞEN ELME SAYESİNDE, YER ÇEKİMİ KANUNUNU TESADÜFEN Mİ KEŞFETTİ? Böyle düşünen varsa, kendisine çok acırım. Bütün bu ve benzeri olaylar en ufak bir şek, şüphe yoktur ki CENAB- HAKKIN BİR TECELLİSİDİR VE BÜTÜN BU OLAYLAR, LEVH-İ MAHFUZDA YAZILIDIR. NEREDEN Mİ BİLİYORUM? ÇÜNKÜ RABBİM ÖYLE SÖYLÜYOR. ÇÜNKÜ BİLİYORUM Kİ, RABBİM İSTEMEDEN BİR YAPRAK DAHİ KIPIRDAYAMAZ. ÇÜNKÜ BİLİYORUM Kİ İNSAN, RABBİM NE KADARINI LUTFEDERSE, O KADAR İLİM SAHİBİ OLABİLİR. ÇÜNKÜ BİLİYORUM Kİ, KAİNATI VE KAİNATTAKİ HER TÜRLÜ MEVCUDATI YARATAN RABBİM HER İLMİN SAHİBİ VE KAYNAĞIDIR. ÇÜNKÜ BİLİYORUM Kİ, KURAN-I MÜBİN BİR DUA KİTABI DEĞİL, BİR YAŞAM DÜSTURU OLDUĞU KADAR, LEVHİ MAHFUZDA YAZILI HER İLMİ DE İHATA EDEN BİR REHBERDİR. İŞTE BUNUN İÇİNDİR Kİ, İLMİ BAŞKA KAYNAKLARDA ARAMAK BOŞ BİR GAYRET OLMAKTAN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR. İŞTE YİNE BUNUN İÇİNDİR Kİ, KURAN-I KERİMİ ANLAMAK, BIRAKIN ZOR OLMAYI, KANIMCA İMKANSIZ BİR İŞTİR. O MUHTEŞEM KİTABIN HANGİ BÖLÜMÜNÜ ANLAYACAKSINIZ? HUKUK BÖLÜMÜNÜ MÜ, AHLAK BÖLÜMÜNÜ MÜ? AKLINIZA GELEN GELMEYEN, BİLDİĞİNİZ BİLMEDİĞİNİZ BİLİM BÖLÜMLERİNİ Mİ? ONUN SIRRINA VARAN EFENDİMİZ (S.A.V.)  VE BAŞTA GÖNÜLLER SULTAN HAZRETİ ALİ OLMAK ÜZERE, RABBİMİZİN LUTUFTA BULUNDUĞU YÜCE İNSANLAR DIŞINDA HİÇKİMSE BU SIRLARA TEK BAŞINA EREMEZ. ONLARIN DIŞINDA DA, HER NESİL, RABBİM LUTFETTİKÇE, BİR ÖNCEKİ NESİLDEN DAHA FAZLA SIRRA VAKIF OLACAKTIR. MEĞER Kİ, BU SIRLARA VAKIF OLMAYA DEĞER GÖRÜLELER RABBİMİZCE. İşte bendeniz fakirin, ilimden anladığı, daha doğrusu anlamaya çalıştığı bu ve kaynağının nerede olduğu hakkındaki naçizane inancı bu. Neden biliyor musunuz? Çünkü bu alemleri ve alemlerin sakinlerini yaratan O. Sizler, günümüzün alimleri, sizler ilminizle gerçek ilmin ne kadarına ulaşabilirsiniz?  En hakiki mürşid ilimdir. Doğru, ama hangi ilim? Bazılarınız diyebilir ki, HER OLAYIN BİR SEBEBİ VARDIR. O SEBEB ZUHUR EDİNCE OLAY MEYDANA GELİR. Varsayalım ki, dediğiniz doğrudur. Pekala, HER SEBEBİN MÜSEBBİBİ KİMDİR? Hiç bunu düşündünüz mü? ALLAH U EKBER

Ünal somuncuoğlu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş