ASKERİ MAHKEMELER

 

Bir takım cahiller ve uyanıklar, askeri şahısların, askeri mahkemelerde yargılanması gerektiğini ve bunların sivil mahkemelerde yargılanmaması gerektiğini ileri sürüyorlar. Bu uygulamanın değişmiş olmasını bir türlü hazmedemiyorlar.

Ben, hasbelkader yedek subaylığımı askeri hakim olarak yaptım. Asıl sınıfım süvari olmasına rağmen, 1963 yılında askeri usul yasasının değişmesi ve askeri mahkemelerin tümüyle hakim sınıfından kişilerden teşekkül etmesi mecburiyeti nedeniyle, yedek subaylardan, hakim ve avukat olanları, bakanlar kurulu kararıyla, hakim sınıfına ithal olundular ve çektikleri kuralar sonucu, tayin edildikleri askeri mahkemelerde görev yapmaya başladılar. Ben de bir buçuk yıl süre ile, Sivas 59. Tümen Savcı Yardımcılığına atandım ve vatani vazifemi bu görevle tamamladım. Aslında tüm amacım, askerlik görevimi süvari zabiti olarak yapmaktı ve bu konuda biraz ısrarcı da oldum. Lakin, ALLAH NURLAR İÇERİSİNDE YATIRSIN bölük komutanımız Bnb. KURANOĞLU, ”Oğlum, burası babanın çiftliğimi ki, istediğin işi yapacaksın?“ diyerek, beni lisan-ı münasiple uyardı.

Bu görevim sırasında başarılı da oldum ve takdirname de aldım. Bu itibarla askeri mahkemeler hakkında yeterli fikir sahibi olduğumu sanıyorum. Her şeyden evvel belirtmem gerekir ki, bu mahkemelerde son derece yetenekli hukukçuların varlığına da şahit oldum. Ne var ki, bu mahkemelerin görevi, çoğunlukla SIRF ASKERİ SUÇLAR adı verilen bir suç kategorisinin uygulayıcısıdırlar. Yani, bu kısıtlı suç kategorisinin dışında kalan suçlar, askeri mahkemelerin sıklıkla karşılaştıkları vakalar değildir. Bu vakalar nadiren karşılarına geldiği zaman, bir çok askeri hakimin işin üstesinden başarı ile geldiklerini de gördüm. Lakin, bir konuda başarı sağlamanın en emin yolu, o vakalarla sık karşılaşmaktan ve muktezayı sık uygulamaktan geçer.

Bütün bu hususlar bir tarafa, askeri mahkemeler MİLLET MAHKEMELERİ DEĞİLDİR. Sivil mahkemeler kararlarını MİLLET ADINA VERİRLER. Askeri mahkemeler ise, milletin mahkemeleri değildir. Bu mahkemeler, BİR KOMUTANIN NEZDİNDE KURULUR VE ONUN ADINA GÖREV YAPARLAR. Tabir caiz ise, ASKERİ MAHKEMELER, NEZDİNDE KURULDUKLARI KOMUTANIN MAHKEMELERİDİRLER. Dolayısıyla, bu komutanın sevk ettiği suçluları yargılarlar. Generaller ise, GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI NEZDİNDE KURULAN MAHKEMEDE YARGILANIRLAR. Tabir caiz ise, o mahkemenin sahibi de genel kurmay başkanıdır.

Beri yandan, hakimlerin sicil amiri, nezdinde askeri mahkeme kurulan komutandır. Bir başka deyişle, ne kadar adil ve dürüst olursa, olsun, ki askeri hakimler içinde, görev yaptığım süre zarfında dürüstlüğü ihlal eden tek bir hakime rastlamadım, sicil amirinin emir ve düşüncelerine muhalefet etme şansı pek fazla değildir. Yani DİYARDA KALMAK İSTİYORSA, DEVEYİ GÜTMEKTEN BAŞKA ÇARESİ YOKTUR. Hal  böyle olunca da, bu mahkemelerin tümüyle objektif ve yasalara uygun olarak görev yaptığından söz etmek zordur. Bu itibarla, ASKERİ MAHKEMELERİN LAĞVEDİLİP, TÜM ASKERİ ŞAHISLARIN SİVİL MAHKEMELERDE YARGILANMALARI, ADALETİN KAÇINILMAZ GEREĞİDİR. Bunun aksini kim iddia ediyorsa, statükonun muhafazasında bir menfaati olduğu tartışmasızdır.

Ünal SOMUNCUOĞLU

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş